SEO
SEO Nedir
SEO Paketleri
Pendik Halı Yıkama
Güzelyalı Halı Yıkama
Gebze Halı Yıkama
Tuzla Halı Yıkama
Çayırova Halı Yıkama
Sepetli Vinç Kiralama
Hasta Yatağı Kiralama
Kiralık Hasta Yatakları
Aile malları ortaklığı

GENEL OLARAK DAVA

Türk Dil kurumunun 1969 tarihli Türkçe sözlüğünde DAVA «..Birinin, başkası aley­hine mahkemeye başvurması- İleri sürülerek savunulan düşünce -Büyük ve önemli so­run… » olarak tarif edilmiştir.

Dava, diğer bir anlatımla uyuşmazlık; zarar gören bir kişinin, bu zararının giderilme­si, daha fazla zarar görmesinin engellenmesi ve bu zararını zararveren kişiden geri alması için yargı yerine başvurması eylemidir.Zarar gören kişi, yine bu zararın önlenilmesi için ge­rekli tedbirlerin alınması için yine yargı yerine başvurur. Ön tedbirleri aldırır ve alır.

DAVANIN AÇILMASI

Dava mahkemeye verilen dilekçe ile açılır.

Dava açılırken öncelikle, davanın nerede açılacağını, hangi coğrafi bölgedeki mah­kemede davanın açılmasının belirlenmesi gerekir. Davanın açılacağı yer mahkemesi belir­lendikten sonra davanın hangi mahkemede açılması gerektiğinin tesbiti önemlidir. Yetkili mahkemeyi belirledikten sonra o yerdeki davanın özelliğine göre görevli mahkemenin de tesbiti gündeme gelir. Açılacak davanın çeşidine göre açılan davalar; eğer Gayrimenkul davası ise, Gayrimenkulun bulunduğu yerdeki dava değerine göre Sulh veya Asliye Mahke­mesinde açılması gerekir. Yine yasada belirlenen nedenlerle dava doğrudan iş mahkeme­sinde, Aile Mahkemesinde, Ticaret Mahkemesinde de açılabilir.

Dava eğer harca tabi ise, Harcın tahsil edildiği tarihte açılmış sayılır.Dava şayet har­ca tabi değilse, Hakimin havalesi ile dava evrakları Mahkeme kalemine verilir veya nöbetçi Mahkemece sevk yapıldığı tarihte dava açılmış sayılır. Ancak, dava dilekçesinin ilgilisi ta­rafından daha sonraki bir tarihte mahkeme kalemine verildiği kalem görevlilerince belge ile isbat edilirse dava, dava evrakının kaleme verildiği tarihte açılmış sayılır.

Dava doğrudan ilgilisi tarafından açılabileceği gibi, ilgilisinin vekalet verdiği vekil vasıtası ile de açılabilir. Dava doğrudan yetkili ve görevli mahkemeye verilecek dilekçe ile açılacağı gibi, davacılar davanın açılacağı mahkemenin bulunduğu yer dışında başka ma­halde bulunuyorlarsa, bulundukları yer mahkemeleri vasıtası ile de dava dilekçesini ma­halli mahkemesine gönderebilirler.

Dava açılırken, dava dilekçesi, davadaki taraflardan bir nüsha fazla olarak yazılır.Dilekçe ile birlikte tüm yargı masrafları birlikte mahkeme kalemine verilir. HUMK.nun 179. maddesinde yazılı hususları içermeyen dava dilekçesinin kendili­ğinden iptaline karar verilmelidir.

Dava dilekçesinin hakimin havalesini içermemesi dilekçenin iptalini gerektirmez.

Harca tabi olmayan davalarda, hakimin dava dilekçesini havale tarihinde; harca tabi davalarda ise harcın ödendiği tarihte dava açılmış sayılır.

Harca tabi bir davada dava dilekçesi harç alınmadan esas defterine kayıt yapılmış iseHUMK. nun 178. maddesinde yer alan açık hüküm sebeyile davanın süresinde açılmış olduğu yönünde kuşkuya düşmeye gerek yoktur.Ancak, davacıya tanınacak makul bir süre içerisinde gerekli harcın yatırılması sağlanarak yargılamaya bundan sonra devam edilmesi gerekir.Davacı bu verilen makul süre içerisinde harcı tamamlamazsa veya yatırmazsa bu durumda mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekir.

DAVA DİLEKÇESİ

Yukarıda açıklandığı üzere Dava mahkemeye verilen dilekçe ile açılır.Bu dilekçede şu bölümler bulunur:

  • – Yer itibariyle yetkili Mahkeme ,
  • Görevli Mahkeme ;
  • – Davanın Tarafları,
  • – Davanın Konusu,
  • – Davanın Değeri,
  • – Davanın İzahı,
  • – Hukuki Nedenler,
  • – Deliller,
  • – Son İstek,
  • Cevap süresi,
  • İmza (Elektronik İmza),

Yasal eksiklikleri, nedeni ile dava dilekçesinin iptali yolundaki kararlar için HUMK.nun 193. maddesindeki yazılı 10 günlük süre kararın kesinleştiği tarihte başlar. Bu kararlar aleyhine yasa yoluna başvurma hakkı ve yolu açıktır.

1 Yer itibariyle yetkili Mahkeme ;

Dava, hangi yerdeki Mahkemede açılacaksa, dilekçede görevli Hakimlik veya mah­keme belirtildikten sonra mahkemenin bulunduğu yer adı yazılır.

2 – Görevli Mahkeme ;

Açılacak Davanın konusuna ve değerine göre Mahkemenin belirlenmesi gerekir.

3 Davanın Tarafları:

Davanın tarafları denince akla davayı açan kişi veya kişiler, vekilleri, aleyhine dava açılan kişi veya kişiler anlaşılır.

A DAVACI :

Davacı, davayı açan kişidir.Hakkı zarara uğrayan, bunun giderilmesi için dilekçeyi verip hakkını arayan kişidir.Davacı gerçek kişi olabileceği gibi Tüzel kişide olabilir.

a-Davacı gerçek kişi ise; onun adı, soyadı ve adresinin açık ve net şekilde yazılması gerekir. Varsa davacı Vekilinin de adı soyadı ve adresinin açık ve net şekilde yazılması gere­kir.

Gerçek kişinin dava açması için, dava ehliyetinin bulunması gerekir.Dava ehliyeti demek, dava açmaya hukuki ve fiili ehliyetinin bulunması demektir.Davayı Açan kişinin hukuki ehliyeti yok ise onun adına vasisi, kanuni temsilcisi veya kayyımı dava açar.Dava açmak için vesayet kurumunda dava açma izni alır.Dava açacak kişinin fiil ve hukuki ehli­yeti yoksa ona öncelikle bir vasi, kanuni müşavir veya temsilci atanır. Bunun için açılan da­vanın sonucuna kadar asıl dava bekler, davayı gören Mahkeme hakimi bunu re’sen vasa-yet Makamına bildirir, yasal temsilci atanıp dava için gerekli izin alındıktan sonra davaya devam edilir.

Küçüklerin haklarını velileri korur. Küçükler zarar gördüğü taktirde onun adına da­vayı velisi açar ve yürütür.Şayet Küçükle veli arasında yarar çatışması olduğu taktirde kü­çüğe vasi atanabilir ve küçük hakkında davayı bu vasi yürütür.Dava sırasında küçüğün Re­şit olması halinde, davayı kendisi yürütür.Kısıtlanması gerkmeyen ancak korunması da ge­reken kişiye yasal danışman atandığı taktirde,- Yasal danışmanın izni olmadıkça bu kişi dava açamadığı gibi Sulh da olamaz.

b- Davacı Tüzel kişi ise ; tüzel kişinin adı, adresi açık ve net şekilde yazılmalı ve bu Tüzel kişinin temsiline yetkili organ ve temsilcilerinin adı soyadı ve adresleri açık ve anlaşı-r şekilde dava dilekçesinde yer almalıdır. Yine Kanuni vekilleri varsa onlarında adı, soyadı ,5 adresleri de dava dilekçesinde yer almalıdır.

B DAVALI :

Davalı, aleyhine dava açılan kişidir.Davacının hakkını zarara uğrattığını iddia ede-rek, bunun giderilmesi için dava dilekçesi verilip aleyhinde dava açılan kişidir.Davalı ger­çek kişi olabileceği gibi Tüzel kişide olabilir.

a- Davalı gerçek kişi ise; onun adı, soyadı ve adresinin açık ve net şekilde yazılması ge-ekir. Varsa davalı Vekilinin de adı soyadı ve adresinin açık ve net şekilde yazılması gerekir.

Gerçek kişi aleyhine dava açılması için, davalının pasif dava ehliyetinin bulunması gsrekir. Pasif dava ehliyeti demek, davalı olarak hukuki ve fiili ehliyetinin bulunması demektir. Aleyhine Dava Açılan kişinin hukuki ehliyeti yok ise onun adına vasisi, kanuni temsilcisi veya kayyımı davada kendisini temsil eder. Aleyhine dava açılan kişinin fiil ve hukuki ehliyeti yoksa ona öncelikle bir vasi, kanuni müşavir veya temsilci atanır. Bunun için açılan davanın sonucuna kadar asıl dava bekler, davayı gören Mahkeme hakimi bunu re’sen va akamına bildirir, yasal temsilci atanıp dava için gerekli izin alındıktan sonra davaya devam edilir.

Küçüklerin haklarını velileri korur.Küçükler zarar gördüğü taktirde onun adına da­vayı velisi yürütür. Dava, küçüğe velayeten küçükle birlikte velisi aleyhinde açılır.. Dava sırasında küçüğün Reşit olması halinde, davayı kendisi yürütür.Kısıtlanması gerkmeyen an­cak korunması da gereken kişiye yasal danışman atandığı taktirde ;Yasal danışmanın izni olmadıkça bu kişi Sulh olamaz.

Ölü kişi adına dava açılamaz.Ancak 3402 sayılı yasanın 29. maddesine göre Ka­dastro Tesbiti ölü kişi adı bekirtilerek yapılabildiği için istisnai olarak tesbite itiraz davası açılırken ölü kişinin adı yazılarak mirasçıları denilmek suretiyle dava açılabilir. Örenek: Da­valı: Ölü Ahmet T. Mirasçıları, gibi.

b- Davalı Tüzel kişi ise; tüzel kişinin adı, adresi açık ve net şekilde yazılmalı ve bu Tüzel kişinin temsiline yetkili organ ve temsilcilerinin adı soyadı ve adresleri açık ve anlaşı­lır şekilde dava dilekçesinde yer almalıdır.Yine Kanuni vekilleri varsa onlarında adı, soyadı ve adresleri de dava dilekçesinde yer almalıdır.

4 Davanın Konusu :

Davanın konusunu ; uyuşmazlığın kendisi teşkil eder.Bu bir tapu iptali davası ola­bilir, bir Boşanma davası olabilir, bir kira-tahliye davası olabilir, bir Tazminat davası ola-bilir.Biz bunu uyuşmazlığın çeşidine göre çoğaltabiliriz.

5 Davanın Değeri:

Davanın ölçülebilen bir parasal değeri varsa, bu değerin de dava dilekçesinde belir­tilmesi gerekir.Bunun pratikte faydası, davanın nisbi bir değeri varsa, görevli mahkemenin Asliye mi yoksa Sulh Mahkemesi olması gerektiği ayırımının yapılması ve dolayısıyla dava­nın açılacağı mahkemenin belirlenmesine yarar.

6 Davanın İzahı:

Bu bölümde uyuşmazlıkla ilgili genel izah, anlatım, olayın neden ibaret olduğu açık, anlaşılır bir şekilde anlatılıp izah edilir.

7 Hukuki Nedenler:

Bu bölümde, uyuşmazlığın hangi yasal -Kanuni temel kurallara göre çözümlenmesi gerektiği hususundaki açıklamaların yapıldığı kısımdır. Bu kısımda kısaca olaya uygulana­cak yasalar ve kurallar öz olarak belirtilir.

8 Deliller:

Davacı, burada dayandığı tüm yasal delilleri belirtmek zorundadır.Ancak bu belirt­me genel anlamda olabilir. Örneğin : davacı kendi delillerini saydıktan sonra, Yasal deliller, yemin veya Yasal diğer tüm deliller şeklinde denilebilir

9 Son İstek :

Bu bölümde davacı son isteklerini belirtir.Yani ne istiyorsa açık ve net anlaşılabilir, te-reddüte yer vermeyecek şekilde belirtmelidir.İstek açık ve anlaşılır olmalıdır.Yasal olmalıdır. Genel ahlaka, adaba, örfe aykırı olmamalıdır.Davacı burada tüm yargılama giderlerini, mas­raflarını da isteyebilir, kısmi istek varsa bunu belirtir, fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuğunu belirtebilir.Yukarıda beri yapılan açıklamalarda bir eksiklik anlaşmazlık olduğu taktirde da­vaya bakacak hakim, davanın konusu, istekler, ve kapalı ve anlaşılmaz gördüğü husularda davacı veya vekilinden izah ister.Bu nedenle dava dilekçesinin reddine karar vermez,

10-Cevap süresi:

Dava dilekçesi kendisine tebliğ edilen davalının veya vekilinin bu dilekçeye karşı kaç gün içerisinde cevap verebileceği belirtilr. Genellikle bu süre 10 gündür. Davalı yan bu cevabı vermediği taktirde davayı inkar etmiş sayılmaktadır.

HUMK. nun 179. maddesinde belirtilen ve yukarıda sayılan hususları içermeyen dava dilekçesinin kendiliğinden iptaline karar verilmelidir.

Davacı, dayandığı deliller le ilgili tüm belgelerin aslı veya suretlerini tarafların sayı­sından birfazlasını dava dilekçesine ekleyerek mahkemeye vermek zorundadır. Başka yer­lerde getirtilecek beige ve evraklar varsa bunların getirtileceği yerlerin adreslerinin ve mer­cilerin yerlerinin de dilekçede bildirilmesi gerekir.. Davacı bu nedenle gerekil giderleri pos­ta pulu olarak dilekçeye eklemek zorundadır. Eğer davacı bu giderleri karşılamamış ise mahkemece bu giderin 10 gün içerisinde mahkemeye veya dosyasına ibraz etmesi veya ta­mamlanması ihtar veya tebliğ edilir.

Toplu hakimle kurulmuş olan bir mahkeme, bir dava görülürken heyetin karariyle üyelerden birini soruşturmayı yapmağa yetkili kılabilir.

Soruşturması üyelerden birine verilmediği taktirde soruşturmayı yapacak hakime ve­rilen görevlerden 182,183,184,196,197,209,211 ve 212 nci maddelerdeyazılı olanlar mahkeme reisi tarafından ve diğerleri heyetçe yapılır. Toplu hakimli olan mahkemelerde so­ruşturması mahkemece yapılan veya tek hakimli mahkemelerde görülen davaların tahkikat ve muhakemesi bir bütün halinde tüm olayiar ve olgular birlikte duruşma yapılarak görülür. Soruşturma, duruşma, keşif ve tüm dava bir bütün olarak görülür ve yapılır.

Davayı gören hakim acele hallerde cevap süresini azaltabilir. Şayet hakim cevap süresi­ni kısaltmış ise bunun gerekçelerini ara kararına ve çıkarılan davetiye ye yazmak zorundadır.

Taraflara çıkarılan dava ile ilgili davetiyeye, davanın hangi gün nerede, hangi mah­kemede, saat kaçta görüleceğinin açıkça yazılması gerekir.Bu durumda hakim cevap süre­sini kendisi belirler

Acele haller dışında, yasanın belirlediği süreden daha az bir süre verilmiş ise davalı cevap vermek zorunda değildir. Bu durumda davayı gören hakim yeni bir önel verir.

Davanın açılması ve görülmesi ile ilgili hususlar HUMK. nun da aşağıdaki gibi dü­zenlenmiştir.

11 İmza (Elektronik İmza) ve tarih :

Dava dilekçesinin altı isteklerden sonra davacı veya vekil tarafından tarih konularak imza edilir. Bu dilekçe yeni uygulamada elektronik imza ile de imza edilebilir. Dava vekil aracılığı ile açılıyorsa dava dilekçesine Avukatın Vekaletnamesi de eklenir.

Dilekçede imza eksikliği varsa, bu dilekçe hemen rededeilmemelidir. Dilekçe sahibi davet edilerek imza eksiği giderilir. Şayet dilekçe sahibi veya vekili bu davete icabet etmez­se yasal gerekler yerine getirilir. Dilekçenin reddine karar verilir.

ÖNEMLİ UYARI: Bu makale, Av. Metin Polat tarafından www.metinpolat.av.tr için kaleme alınmıştır. Kaynak gösterilse dahi makalenin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan makalenin bir bölümü, aktif link verilerek kullanılabilir. Yazarı ve kaynağı gösterilmeden kısmen ya da tamamen yayınlanması şahsi haklara ve fikri haklara aykırılık teşkil eder. Aykırı hareket edenler hakkında işlem başlatılır. Devamı...