İşyerinin Devrinde İşverenlerin Hukuki Sorumlulukları

Emeklilik Nedeniyle Yapılan Fesih

İş Kanununun 14. Maddesinin 1. Fıkrasına göre iş akdinin işçi tara­fından “bağlı bulundukları kanunla kurulu kurum veya sandıklardan yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı yahut toptan ödeme almak ama­cıyla” feshedilmesi de kıdem tazminatı hakkının doğumunu sağlar. Bu nedenle kanunla kurulmamış kurum veya sandıklardan yaşlılık, emekli­lik aylığı veya toptan ödeme almak amacıyla sözleşmenin feshi kıdem tazminatına hak kazandırmaz.

İşçinin kıdem tazminatı hakkının doğabilmesi için iki koşulun yeri­ne getirilmiş olması gerekir. Bunlarda ilki, işçinin aylık veya toptan ödeme almaya hak kazanmasıdır. İkinci koşul ise, kişinin Sosyal Güven­lik Kurumuna aylık veya toptan Ödeme almak için başvurmuş olması ve bunu belgelemesidir. Nitekim işverenin kıdem tazminatı ödeme yüküm­lülüğü, fesih tarihinden geriye gitmemek kaydıyla bu belgenin kendisine verildiği tarihten itibaren başlar. Bu itibarla belgenin işverene geç ve­rilmesi kıdem tazminatı hakkından yararlanmayı etkilemeyecektir. An­cak, yaşlılık aylığı nedeniyle hak kazanılan kıdem tazminatının geç Ödenmesi halinde, bu alacağa faiz uygulanabilmesi için yaşlılık aylığına hak kazanıldığını gösteren belgenin işverene tebliğ edilmiş olması gere­kecektir. Konuyla ilgili yüksek mahkeme ” 1475 sayılı Yasa’nın 14. maddesi gereğince faiz başlangıcı için, davacının Sosyal Sigortalar Kurumu’ndan alacağı yaşlılık aylığına hak kazandığına dair belgenin işverene ibraz tarihinin esas alınması gerektiği” ne karar vermiştir.

Yaşlılık aylığını hak etmesi nedeniyle kıdem tazminatını alarak işye­rinden ayrılan ve bir süre sonra ya da ara vermeden tekrar çalışmaya başlayan işçinin, bu çalışması önceki çalışmasından ayrı olarak değer­lendirilecek ve bu işinden kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şe­kilde ayrılması halinde, ayrı bir kıdem tazminatı hesabı yapılacaktır.

15 Yıl ve 3600 Gün Şartım Tamamlayanların Sözleşmeyi Feshi

1475 sayılı yasanın 14. maddesine 25.08.1999 gün ve 4447 sayılı yasa­nın 45 maddesi ile 5. bent eklenmiştir. Anılan hükme göre, işçinin emekli­lik konusunda yaş hariç diğer kriterleri yerine getirmesi halinde kendi isteği ile işten ayrılması imkânı tanınmıştır. Başka bir anlatımla, sigortalı­lık süresini ve prim ödeme gün sayısını tamamlayan işçi, yaş koşulu se­bebiyle emeklilik hakkını kazanmamış olsa da, işyerinden anılan bent gerekçe gösterilmek suretiyle ayrılabilecek ve kıdem tazminatına hak kazanabilecektir. Ancak işçinin işyerinden ayrılmasının yaş hariç emekli­liğe dair diğer kriterleri tamamlaması üzerine çalışmasını sonlandırması şeklinde gelişmesi ve bu durumu işverene bildirmesi gerekir. Elbette bu bent hükmüne göre iş sözleşmesini fesheden işçinin, Kanunun aradığı koşullan tamamladığını belgelemesi gerekir. İşverene, Sosyal Güvenlik Kurumundan alınması gereken böyle bir belge ibraz etmeksizin işten ayrılan işçinin kıdem tazminatından yararlanması söz konusu olamaz.

4447 sayılı Kanunla eklenen bu bent hükmü sayesinde, emeklilik hakkını kazanamadıkları halde Kanunda öngörülen kimi koşullarını tamamlamış işçiler kıdem tazminatından yararlanma imkanı bulmuş olmaktadır.

1475 sayılı yasaya 4447 sayılı yasa ile eklenen 5. bentte, “506 Sayılı Kanunun 60 inci maddesinin birinci fıkrasının (A)bendinin (a)ve (b)alt bentlerinde öngörülen yaşlar dışında kalan diğer şartları veya aynı Ka­nunun Geçici 81 inci maddesine göre yaşlılık aylığı bağlanması için ön­görülen sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını tamamlayarak kendi istekleri ile işten ayrılmaları nedeniyle” işçilerin kıdem tazminatı­na hak kazanabileceği hükme bağlanmıştır. Düzenlemenin amacı, pirim ödeme ve sigortalılık süresi yönünden emeklilik hakkını kazanmış olsa da, diğer bir ölçüt olan emeklilik yaşını beklemek zorunda olan işçilerin, bundan böyle çalışma olmaksızın işyerinden ayrılmaları halinde kıdem tazminatı alabilmelerini sağlamaktır. Şüphesiz işçinin bu ayrılmasından sonra yeniden çalışması gündeme gelebilir ve Anayasal temeli olan ça­lışma hakkının ortadan kaldırılması beklenmemelidir. Bu itibarla işçinin ilk ayrıldığı anda iradesinin tespiti önem kazanmaktadır. İşçinin başka bir işyerinde çalışmak için işyerinden ayrıldığı anlaşıldığı taktirde 1475 sayılı yasaya 4447 sayılı yasa ile eklenen 5. bent hükmü uyarınca kıdem tazminatına hak kazanılması söz konusu olmaz.

En az 15 yıllık sigortalılık süresi ve 3600 prim ödeme gün sayı­sı koşullarını tamamlayıp, emeklilik yaşını bekleyen işçinin başka bir işyerinde çalışmak için işyerinden ayrıldığı anlaşıldığı takdirde kıdem tazminatına hak kazanılması söz konusu olmayabilecektir. Yani, sırf başka bir işe girmek için bu gerekçeyle kıdem tazminatı istendiğinde, işveren tarafından ödenen kıdem tazminatının iadesi talep edilebilecek­tir. Ancak işçinin bu şekilde bir başka işyerinde işe girmek için irade beyanı olmadan kıdem tazminatı alarak ayrılması ve daha sonra aynı veya bir başka işyerinde çalışmaya devam etmesi halinde kıdem tazmi­natının iadesinin istenmesi mümkün olmayacaktır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir