İtirazın İptali Davası

Kasten Adam Öldürme

T.C YARGITAY

1.Ceza Dairesi

Esas: 1999 / 4638

Karar: 2000 / 7

Karar Tarihi: 17.01.2000

ÖZET: Sanık M. ‘nin Maktül Z. ‘yi öldürme eyleminde yasal savunma koşulları bulunduğu, Maktül Z.’nin sanığın nefsine vaki bıçaklı saldırısını önlemek için ve tecavüzün sona ermediği, devam ettiği anda tek darbe ile sınırlı tutarak savunmaya yönelik hareketinin ceza ehliyetini kaldıran ve hafifleten sebepler kapsamında değerlendirilmesinin gerekeceği isabetsizdir. Maktül A.’ya yönelik eyleminde Maktül Z.’nin olumsuz hareketlerine, onun yanında bulunarak onay verir şekilde görüntü yaratmasının sanık lehine haksız tahrikin uygulanacağı yolundaki bozma kararına uyularak karar verilmesi gerekirken eski hükmün verilmesi, yasaya aykırıdır.

(765 S. K. m. 49, 448)

Öldürme Eyleminde Yasal Savunma Koşullarının Bulunmaması

Dava ve Karar: Z. Akdemir ile A. Sipahiyi ayrı ayrı kasten öldürmekten sanık Mehmet Ali Balın bozma üzerine yapılan yargılanması sonunda; Hükümlülüğüne ilişkin ANKARA Üçüncü Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 2.6.1999 gün ve 90/55 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş ve hüküm kısmen re’sen de temyize tabi bulunmuş olduğundan dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçlarının sübutu kabul, maktül, Abdullah’a karşı eyleminde oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre bozmaya uyularak verilen hükümde bozma sebebi dışında isabetsizlik görülmemiştir.

Haksız Tahrikin Uygulanacağı Yolundaki Bozma Kararına Uyularak Karar Verilmesi Gereği

Ancak;

Sanık M. A. Bal’ın maktül Zaferi öldürme eyleminde 1.6.1998 tarihli bozma kararında açıklandığı gibi yasal savunma koşulları bulunduğu, maktül Zafer’in sanığın nefsine vaki bıçaklı saldırısını önlemek için ve tecavüzün sona ermediği, devam ettiği anda tek darbe ile sınırlı tutarak savunmaya yönelik hareketinin TCK. nun 49.ncu madde kapsamında değerlendirilmesi gerekeceği,

Maktül Abdullah’a yönelik eyleminde maktül Zafer’in olumsuz hareketlerine, onun yanında bulunarak onay verir şekilde görüntü yaratmasının sanık lehine TCK. nun 51/1.nci maddesinin uygulanacağı yolundaki bozma kararına uyularak karar verilmesi gerekirken eski hükmün verilmesi,

Sonuç:Yasaya aykırı olup sanık vekilinin temyizi nedeniyle hükmü tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir