İşyerinin Devrinde İşverenlerin Hukuki Sorumlulukları

Zamanaşımını Kesen Nedenler

Borçlar Kanununun 133/2.maddesi hükmü uyarınca, dava açılması veya icra takibi yapılması zamanaşımını kesen nedenlerdendir. Borçlar Kanununun 135. maddesi ise, zamanaşımının kesilmesi halinde yeni bir sürenin işlemesi gerektiğini açıkça belirtmiştir. Madde açıkça düzenle­mediğinden ihtiyati tedbir istemi ile mahkemeye başvurma veya işçilik alacaklarının tespiti ve ödenmesi için Bölge Çalışma İş Müfettişliğine şikayette bulunma zamanaşımını kesen nedenler olarak kabul edilemez. Ancak işverenin şikayet üzerine Bölge Çalışma Müdürlüğünde alacağı ikrar etmesi, zamanaşımını kesen bir neden olacaktır.

Zamanaşımı, dava devam ederken iki tarafın yargılamaya ilişkin her işleminden ve hakimin her emir ve hükmünden itibaren yeniden işleme­ye başlar ve kesilmeden itibaren yeni bir süre işler (BK. m. 135-136).

Borçlar Kanununun 133/2. maddesi gereğince takas defi zamanaşı­mını keser ve 136. maddesi gereğince de dava devam ettiği sürece haki­min her emir ve hükmünden itibaren yeniden işlemeye başlar.

Borçlar Kanunun 134.madde hükmü, “Müruruzaman müteselsilen borçlu olanlardan veya taksimi kabil olmayan bir borcun müşterek borçlularından birine karşı katedilmiş olunca diğerlerine karşı da katedilmiş olur” kuralını içermektedir.

Bu maddeye göre, müteselsil borçlulardan birine karşı zamanaşımı­nın kesilmesi diğer müteselsil borçlulara karşı da zamanaşımını keser.

Bu hükmün haksız fiillerden doğan müteselsil sorumlulukta sadece tam teselsülde yani Borçlar Kanunu md. 50’ye dayanan müteselsil so­rumlulukta uygulama bulacağı; buna karşın eksik teselsülde yani Borçlar Kanunu md. 51’e dayanan müteselsil sorumlulukta uygulama bulmaya­cağı kabul edilmelidir. Yine halefiyette borçlu alacaklının yerine geçti­ğinden, alacaklının alacak hakkının tabi olduğu zamanaşımı süresinden yararlanır. Bunun sonucu olarak halefıyetten yararlanan rücu hakkı sa­hibinin, diğer borçlulara rücu hakkı alacaklının sahip olduğu zamanaşı­mı süresinden yararlanır.

Borçlar Kanununun 137 maddesinde hangi hallerde zamanaşımına ilaveten 60 günlük munzam müddetten yararlanılacağı sınırlı bir biçim­de sayılmış, ayrıca sayılan hususlardan dolayı daha önce davanın red­dedilmiş olması koşulu Öngörülmüştür. Bu düzenlemede davanın açıl­mamış sayılma ile sonuçlanması haline yer verilmemiştir.

5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 7. maddesinde İş Mahkeme­lerinde sözlü yargılama usulü uygulanır. Bu nedenle zamanaşımı defi ilk oturuma kadar ve en geç ilk oturumda yapılabilir.

Dava konusunun ıslah yoluyla arttırılması durumunda ıslah dilek­çesinin tebliğini izleyen ilk oturuma kadar ya da ilk oturumda yapılan zamanaşımı defi de ıslaha konu alacaklar yönünden hüküm ifade eder.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir